Arthur Schopenhauer, 22 Şubat 1888- 1860 yıları arasında hayatını sürdürmüştür. Babası Heinrich Flori, başarılı bir tüccar olduğu için oğlunu da öyle yetiştirmek istiyordu. Hatta bu yüzden babası Arthur’u çok küçük yaşta Fransa’ya iş arkadaşının yanına yolladı. 2 sene burada kalan filozof dönünce bir ticaret okuluna kayıt oldu. 1803 yılında ailecek bir geziye çıktılar. Bu gezi sırasında Arthur Schopenhauer, Londra’da üç suçlunun idamına tanık olmuştur.

Bu geziden dönüşte Arthur bir tüccarın yanında çırak olarak çalışmaya başladı. Bu sıralarda babasının sağlığı gittikçe kötüleşmeye başlamıştır. Tekerlekli sandalye kullanmaya başlayan Arthur’un babası 1805 yılında balkondan düşerek hayatını kaybetmiştir. Arthur Schopenhauer, hayatı boyunca babasının intihar ettiğini düşünmüştür.
Bir süre sonra reşit olan Schopenhauer, babasının mirasını almaya hak kazanmıştır. Kendine yetecek kadar parası olan filozof çalışmak zorunda kalmadığı için babasına her daim minnet etmiştir.
İlk başlarda Tıp alanında üniversiteye giren filozof bir süre sonra felsefe bölümüne geçiş yapmıştır. 1814 yılında annesi ile büyük bir kavgaya giren Arthur Schopenhauer, yurt dışına yerleşmiştir. O günden sonra annesini bir daha hiç görmemiştir.

Arthur Schopenhauer’in Hegel’e Düşmanlığı
Almanya’da doçentliğini alan, filozof orada dersler vermeye başlamıştır. Ders seçimini ise düşmanı olan Hegel’e göre yapmıştır. Düşüncesine göre öğrenciler Hegel’in yerine kendi derslerine geleceklerdir. Fakat bu durum böyle olmamıştır. Arthur Schopenhauer’un derslerine yalnız 9 öğrenci gelmiştir. Bunun üzerine Hegel’e düşmanlığı daha da artan filozof istifa ederek üniversiteden ayrılmıştır. O sıralar Asya kıtasında başlayan kolera salgını Almanya’ya da gelmiştir. Arthur Schopenhauer da dahil olmak üzere birçok kişi bu salgından kaçmıştır. Fakat Hegel kaçamayarak vefat etmiştir. Bundan sonra ölümüne kadar olan hayatını Frankfurt’ta geçirmiştir.

Arthur Schopenhauer Bilinmeyenleri
- Kötümser bir filozoftur.
- Hristiyanlıktan pek hoşlanmamakla birlikte Budizm ve Hinduizm gibi doğu dinlerini sever.
- Çalışma odasında Kant’ın bir büstü yer alır.
- İş dünyasından nefret eder. Edebi bir yaşamı tercih eder.
- Sürekli evhamlı bir yapıysa sahiptir. Çevresindekilerin kendisine bir kötülük yapacağını düşünürdü.
- Gürültüden ve yüksek sesten nefret eder.
- Hayatı boyunca sadece tek bir gazeteyi okumuştur.
- Hayatı boyunca kadınlara karşı kin besledi. Bunun en büyük sebebi ise annesiydi.





pembevemavifikirler için bir cevap yazın Cevabı iptal et