Nazım Hikmet’in annesi olan Celile Hanım ünlü bir Osmanlı diplomatı olan Nazım’ın babası ile evlidir. Nazım Hikmet, o zamanlarda Heybeliada’ya eğitim almaya gidip geliyordu. Bu sıralarda edebiyat dersleri almak için de Yahya Kemal, Hikmet’in evine geliyordu.

Bu süre zarfında Celile Hanım ve Yahya Kemal birbirleri ile tanışmış ve âşık olmuşlardır. Bunun üzerine evliliğini bitiren Celile Hanım ile Yahya Kemal gün geçtikçe çok daha fazla sohbet edip yakınlaşmaya başlamışlardır. Bu yakınlaşma artık diğer kişiler tarafından da duyulmaktadır. Hatta öyle ki dedikodular Nazım Hikmet’in okuluna kadar gitmiştir. Bunun üzerine tepkisini dile getiren Nazım Hikmet, bu ilişkiyi onaylamadığını şu sözlerle dile getirmiştir:
Hocam olarak girdiğiniz bu eve, babam olarak giremezsiniz!
Nazım Hikmet’ten bu notu alan Yahya kemal içinde bulunduğu durumu gözden geçirerek Celile Hanım ile görüşmemeye karar vermiştir. Buna çok üzülen Celile Hanım, Yahya Kemal’e mektup yazsa bile karşılık alamamıştır.

Yıllar sonra Nazım Hikmet, çeşitli suçlamalar ile hapse atılırken annesi Celile Hanım da gözlerini kaybetmiştir. Oğlunun serbest bırakılması için grev yaptığı sırada Yahya Kemal, Celile Hanım’ı ve perişan halini görmüştür. Fakat hiçbir şey demeden yanından öylece uzaklaşmıştır.
Kavuşamayacaklarını anlayan ikili Sirkeci Garı’nda vedalaşmıştır. Bunun üzerine Yahya Kemal, Sessiz Gemi şiirini yazmıştır.
Sessiz Gemi
Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinde




Bir Cevap Yazın