• Yaşamımız diyorum, bulanık bir su gibi.
  • Düşünmek neye benzer bilir misiniz? Cehennemdeki kazanı tek başına devirmek istemeye. Zaten kazanı tek başına deviremezsiniz, devirseniz bile yanarsınız; üstelik cehennem gene bütün görkemiyle cehennem olmaya devam eder.
  • Taşa bir çivi çakmakla görevlendirilmişim sanki ama çivi de benim işçi de benim.
  • İnsan aslında, nelere sahip olduğunu bilmeyen bir kapitalist.
  • İnsan yaşarken bile “ölebilirdi”.

Not: Yukarıda bulunan alıntılar Franz Kafka Milena’ya Mektuplar kitabının 22, 10, 41, 110, 139 sayfalarından alınmıştır.

  • Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum, Van Gogh’un resmi değilim ben, öldükten sonra beni müzeye koyamazsınız.
  • Bizim gibilerin hayatında güzellikler, kısa süren aydınlıklardır.
  • Fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.
  • Kelimeler, albayım, bazı anlamlara gelmiyor.
  • Nihayet insanlık da öldü. Haber aldığımıza göre uzun zamandır amansız bir hastalıkla pençeleşen insanlık, dün hayatta gözlerini yummuştur.

Not: Yukarıda bulunan alıntılar Oğuz Atay Tehlikeli Oyunlar kitabının 318, 158, 259, 101 ve 255 sayfalarından alınmıştır.

  • Hem çekmişsin kılıcını hem söz ediyorsun barıştan.
  • Hissetmediğin bir şeyi anlayamazsın.
  • Gel soylu gece, ey ağırbaşlı karalar giymiş ana, Gel de öğret bana nasıl kaybedilir
  • Ah sevgi, gözleri bağlıyken bile Nasıl da görür, yolunu seçer dilediğince!
  • Yarayla alay eder, yaralanmamış olan.
  • Arama boşuna, bulunmak istemeyeni.
  • Binlerce kez beter olsun gece, senin ışığın yoksa.

Not: Yukarıda bulunan alıntılar William Shakespeare Romeo ve Juliet kitabının 6, 147, 74, 11, 37, 37, 44 sayfalarından alınmıştır.

One response to “Yazarların Kaleminden Duygular”

  1. pembevemavifikirler

    ”Nihayet insanlık da öldü. Haber aldığımıza göre uzun zamandır amansız bir hastalıkla pençeleşen insanlık, dün hayatta gözlerini yummuştur.” diyen adam kalk birde şimdiki zamanı gör bakalım. İnsanlık ne halde

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Popüler