Diş Nedir? Kimliklendirme Açısından DNA Hangi Kısımda Yer Alır?

Diş temel olarak taç ve kök olmak üzere iki temel yapıdan oluşmakla birlikte, mine, dentin, pulpa ve sement olarak adlandırılan doku tiplerini de içermektedir. Mine dokusu tacın görünen kısmını kaplamaktadır. Dişin en sert dokusunu mine tabakası oluşturmaktadır. Bu da dış etkenlere karşı dişi koruduğu anlamına gelmektedir. Mine tabakasının %97’si inorganik maddelerden oluşmaktadır ve hidroksiapatit içerir. Bu inorganik yapı sayesinde de DNA daha iyi bir şekilde korunabilmektedir. (Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Antropoloji Anabilim Dalı ÇİNE-TEPECİK İNSAN İSKELET KALINTILARININ ARKEOGENOMİK ANALİZİ-2019)
-Dişin mine tabakası insan vücudundaki en sert dokudur ve %96’sı (ağırlık olarak) minerallerden oluşur ve DNA içermez. Dişin mine tabakası DNA’dan yoksundur, ancak dentin ve pulpayı koruması açısından değerlidir. (Ankara Üniversitesi- BAZI ANADOLU ANTİK KENTLERİNDEKİ KAZILARDAN ÇIKARILAN KEMİKLERİN DNA ANALİZİ – Evrim TEKELİ- 2017)

-Mine tabakasının altında bulunan bir diğer sert doku ise dentintir. Dentin, mineye nazaran daha yumuşak olsa da kemik dokularından daha fazla kalsiyum fosfat (%75) ve daha az kolajen (%18) içerdiği için daha sert yapıdadır. Sement tabakası ise dişin kök yüzeyini örten çok ince bir yapıdır. Diş özü olarak isimlendirilen pulpa içerisinde kan damarları ve sinirlerden oluşan yumuşak bir doku yer almaktadır. Bu yapı moleküler antropoloji çalışmalarındaki en önemli kısımdır. (Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Antropoloji Anabilim Dalı ÇİNE-TEPECİK İNSAN İSKELET KALINTILARININ ARKEOGENOMİK ANALİZİ-2019)
-STR testi için sement tercih edilirken, yapılan testler mitokondriyal DNA’nın dentin ve köklerde daha iyi korunduğunu göstermiştir. Kökün toz haline getirilmesi her iki test türü için de yeterli DNA sağlayabilir; ancak, insan kimliklendirme vakalarında, bir aile üyesine geri verilebilecek bazı biyolojik materyallere sahip olmak için tüm dişin korunmasının genellikle daha iyi olduğu görülmektedir. (Process Improvements for the Extraction of DNA from Skeletonized Human Remains – Suni M. Edson- 2019)
-Dentin, diş kökünü kaplayan yüksek hücre yoğunluğuna sahip özel bir kalsifiye doku olan mine ve sement tabakasının altında korunduğu için tercih edilen bir hedef olmuştur. (Survival and recovery of DNA from ancient teeth and bones-2010)

Pulpa birçok hücre tipini içeren doku ile sıkıca bağlıdır. Dişteki en zengin DNA pulpada bulunmaktadır, ancak yaşa bağlı olarak veya dişlerde bulunan hastalığa göre pulpa kalitesi farklı olabilir. Antik DNA çalışmalarında dişin kan damarları ile sinirlerinden oluşan yumuşak doku olan pulpa, genetik materyal olarak kullanılmaktadır. (Ankara Üniversitesi- BAZI ANADOLU ANTİK KENTLERİNDEKİ KAZILARDAN ÇIKARILAN KEMİKLERİN DNA ANALİZİ – Evrim TEKELİ- 2017)
- Pulpa, sağlıklı taze dişlerde en zengin DNA kaynağı olarak kabul edilmekle birlikte, yaşam boyunca yaş ve diş hastalıklarıyla, ölüm sonrası bozulmalarla da değeri azalmaktadır. Sement, mine, dentin ve hatta kemikten daha az mineral içerir ve EDTA demineralizasyon adımlarına bağımlılığı azaltır. Dentinin aksine, sementten DNA geri kazanımı diş hastalığından veya bireyin yaşından olumsuz etkilenmez. (Investigative Genetics 2013-Targeted sampling of cementum for recovery of nuclear DNA from human teeth and the impact of common decontamination measures)
Neden Kemik Yerine Diş Tercih Edilmelidir?

-Dişler, insan vücudunun en sert yapısıdır ve nem, yüksek ısı ve mikrobiyal olaylar gibi çevre koşullarına dayanıklı olmasından dolayı DNA analizlerinde kullanılmaktadır. DNA analizlerinde kemik yerine dişin daha çok tercih edilmesinin sebebi ise; dişleri saran, koruyan kuvvetli bir mine tabakası sayesinde kontaminasyon riskinin az olmasıdır. (Ankara Üniversitesi- BAZI ANADOLU ANTİK KENTLERİNDEKİ KAZILARDAN ÇIKARILAN KEMİKLERİN DNA ANALİZİ – Evrim TEKELİ- 2017)
-Arkeolojik diş örnekleri kemiğe göre daha az kontamine olmaktadır. Diş örneklerinden nükleer DNA eldesi daha yüksek düzeydedir. Daha başarılı amplifikasyonlar elde edilebilir. (Ricaut vd., 2005; Meyer vd., 2000). Nelson ve Melton (2007), 116 iskelet üzerinde yapmış olduğu çalışmada diş örneklerinin femur örneklerine göre daha yüksek oranda (%90) DNA sağladığını göstermiştir. (Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Antropoloji Anabilim Dalı ÇİNE-TEPECİK İNSAN İSKELET KALINTILARININ ARKEOGENOMİK ANALİZİ-2019)
-Yüksek ısı, nem, mantar ve bakteriyel faaliyetler gibi kötü çevresel koşullara diğer iskelet dokularından daha fazla dayanıklı olmaları dişleri aDNA için önemli bir kaynak haline getirmektedir. Dişlerin bu korunma durumu sadece toprak altında değil aynı zamanda laboratuvar gibi farklı ortamlarda da güncel DNA’nın antik DNA’ya bulaşmasını engelleyerek kontaminasyon riskini azaltır. Dişin mine tabakası hariç, pulpa odacığı, dentin, ve sement kısımları farklı miktarlarda DNA barındırmaktadır. aDNA çalışmasında kullanılacak olan dişin çürüksüz ve kök kısmının sağlam olması DNA’nın korunması ve özellikle de kontaminasyonun önlenmesi açısından çok önemlidir. Bundan dolayı da henüz tam olarak büyümesini tamamlamamış bir dişin kullanılması tercih nedenidir. (Türkiye Klinikleri J Foren Med-Special Topics 2017- Antik DNA (aDNA) Çalışmalarından Elde Edilen Bilgiler)
Kullanılan Kaynaklar
Bu metinde kullanılan bütün kaynaklar aşağıda yer almaktadır. Makaleleri pdf şeklinde görmek için üzerine tıklayabilirsiniz.




Bir Cevap Yazın