Güneşin içimizi, ısıttığı, gökyüzünün maviliği ile bize umut aşıladığı bir gün, İstiklal Caddesinde yürüyorum. Sanırım yalnızım ama aptal bir şekilde mutluyum. Elinde renkli balonlar olan çocuklar koşuşturuyor etrafta. Yanımdan geçen insanlar saçma bir şekilde gülümseyerek beni selamlıyorlar.

Sokak sanatçıları oyun havaları çalıyor, insanlar eşlik ediyorlar. Hop! Biri beni çekti ve artık ben de oynuyordum oysa ben düğünlerde bile oynayamazdım. Her şey çok tuhaf, en tuhafı da mutluyum. İlerlemeye devam ettim, yürürken anlamadığım bir şekilde yüzüme su damlaları geliyor, nereden geldiğini çözemedim. Derken midem de garip şeyler olmaya başladı, hayda noluyor şimdi.

Bir ses beni kendime getirdi:

”Kalk lan dükkânın önünden”

Tek gözümü açtığımda hafif sakallı bir herif bana sinirli sinirli bakıyordu. Kalkmaya çalışıyordum ama bu benim için hiç kolay olmuyordu bir de üstüne çiseleyen yağmur yerleri kayganlaştırınca iş iyice sarpa sardı.

Sonunda dengemi bulup kalkmıştım.
Neredeydim?
Etrafıma baktım, evet!
Tabi ya!
İstiklal Caddesi!

One response to “İstiklal Caddesi Karmaşıklığı”

  1. […] İstiklal Caddesi Karmaşıklığı […]

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Popüler