İçerisinde acı ve mutluluk gibi birçok duyguyu barındıran Üvercinka şiiri aslında bir yasak aşkın hikayesidir. Şiirin adı olan Üvercinka’nın Türkçe karşılığı olmamakla beraber Cemal Süreya’nın kendi uydurduğu bir kelimedir. Normalde Güvercin kelimesindeki ”g” harfinin atılması ve o dönemde kadın anlamına gelen ”ka” ekinin karışımı ile elde edilen Üvercinka, Cemal Süreya’nın şiirinde yerini almıştır.

Cemal Süreya, orta ikide okurken Seniha adlı bir arkadaşına âşık olur. Bu kız Cemal Süreya’nın ilk aşkı olmakla birlikte birçok şiirine de konu olmuştur. Cemal Süreya, bir gün okulda iken tahtaya ”Mısralar” adlı şiiri olan:
”Seni sevdiğim anda her şeyim kızıl oldu, Masmavi defterime kızıl satırlar doldu” dizelerini yazar ve bunun üzerine bütün sınıf Süreya’nın Seniha’ya olan aşkını öğrenir. Fakat bu şiir ile Süreya komünist olarak tanınabilirdi. O yüzden Cemal Süreya şiiri ” Seni sevdiğim anda her şeyim yeşil oldu, Masmavi defterime yeşil satırlar doldu” olarak değiştirmiştir.

Yıllar boyunca mektuplaşan Seniha ve Cemal Süreya, dönemin şartlarından ve yaşlarının küçük olmasından dolayı bir süre kavuşamamaktadır. Fakat en sonunda evlenen çift, yıllar boyunca birbirlerine aşık kalmışlardır. Hikâyenin bu kısmı Üvercinka şiirinin birinci bölümünü oluşturmaktadır.
Şiirin ikinci kısmı..
Mutlu evlilikleri sırasında Seniha hamile olduğunu öğrenmektedir. Fakat hamileliği sırasında Cemal Süreya, ” Üvercinka” adını verdiği bir kadın ile tanışır. Bunun üzerine ise oldukça tutkulu bir aşka başlarlar. Aşklarını gizli yaşamalarının yanında Süreya’nın hayatı boyunca kimse kadının yüzünü görmemektedir. Bu durumun üzerine şiiri yazan Cemal Süreya yayımlamak ile yayımlamamak arasında gidip gelmektedir. Bu sırada doğum zamanı yaklaşmasının ardından Cemal Süreya bir Ağustos günü istemese de ayrılmak zorunda kalarak şu satırları dile getirmiştir:
Acıların adını ağustos koymalılar..

Üvercinka
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil
Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırken ki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil




Bir Cevap Yazın