Aşk şairi Ümit Yaşar Oğuzcan ile garip akımının kurucusu olan Orhan Veli Kanık’ın çok iyi bir dostluğu vardı. Sürekli görüşerek vakit geçiriyor ve edebi sohbetlerde bulunuyorlardı. Bir gün yine 1946 yılında Orhan Veli, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın yanına Ankara’ya gelir ve birlikte vakit geçirirler. Orhan Veli, Ankara’da bulunduğu sırada kanalizasyon çukuruna düşerek yaralanır ve İstanbul’a geri döner. Kanalizasyona düştüğünde ne rahatsızlığı olduğu bulunamayan Orhan Veli İstanbul’a döndükten kısa bir süre sonra genç yaşta vefat eder. Dostunun ölümüne çok üzülen Ümit Yaşar Oğuzcan, Orhan Veli’nin ardından şu şiiri yazar:

Orhan Veli’nin Ardından

Yıl bin dokuz yüz kırk altı

Ankara’da Şükran lokantası,

Köşede bir masa

Masanın üstünde bir tabak

Tabakta marul salatası.

Bir sandalyede sen vardın

Orhan Veli

Bir sandalyede ben,

Kadehlerimizde Kulüp rakısı

Ve dudaklarımızda yarım kalmış mısralar

Hala gözlerimin önündedir

O sarhoş gecenin hatırası
Şimdi mahzun kaldı şiirlerin

Gittin “Sere serpe” “Hürriyete doğru”

“Kitabe-i Seng-i mezarın”

“Altındağ’ın rüyası”

Hey! Koca Orhan Veli hey!

Ne sana kaldı, ne bana kalır

Bu gözünü sevdiğimin dünyası.

Bir Cevap Yazın

Popüler