Tahir ile Zühre şiiri hikayesi içerisindeki karakterlerin yer aldığı anonim bir halk hikayesidir. Şiirde yer alan Zühre bir padişah kızı iken Tahir vezirin oğlu olmaktadır. Zamanla birbirlerine aşık olan ikiliyi öğrenen Zühre’nin annesi bu evliliğe asla izin vermemektedir. Bunun üzerine Tahir, Zühre’nin annesi tarafından sürgün edilir. Zühre’nin başkası ile evlendirileceğini öğrenen Tahir geri dönerek Zühre’nin annesi tarafından öldürülür. Sevgilisinin ölümüne dayanamayan Zühre de buna dayanamaz ve yaşamına son verir. İkilinin mezarlarında büyüyen gül fidanı ise geçmişlerini semboller.
Bursa Cezaevinde yatan Nazım Hikmet de Tahir ile Zühre Meselesi şiiri yazarken bu hikayeye atıfta bulunur.

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte..

Mesela bir barikatta dövüşerek
mesela kuzey kutbunu keşfe giderken
mesela denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?

Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil
Nazım Hikmet RAN





Bir Cevap Yazın